O çok güzel bir şekilde sorulan bir soru değil.
- That's not a very nicely asked question.
Leyla güzel bir şekilde giyindi.
- Layla dressed nicely.
Tarz güzel, ama farklı bir renginiz var mı?
- The style is nice, but do you have it in a different color?
Ne güzel bir sürpriz!
- What a nice surprise!
Kel olmakla ilgili güzel şeylerden biri, asla kötü bir saçlı bir gününün olmamasıdır.
- One of the nice things about being bald is that you never have a bad hair day.
O çok kibardır. Başkalarının hakkında asla kötü konuşmaz.
- He is very nice. He never speaks ill of others.
Leyla çok hoş tatlı bir kadındı.
- Layla was a very nice sweet woman.
O, tatlı genç bir adam oldu.
- He became a nice young man.
O, kibar genç bir adamla tanıştı.
- He met a nice young man.
O çok kibardır. Başkalarının hakkında asla kötü konuşmaz.
- He is very nice. He never speaks ill of others.
Buranın yakınında iyi bir Tayland restoranı var.
- There's a nice Thai restaurant near here.
Havanın o kadar iyi olması tesadüftür.
- It is lucky that the weather should be so nice.
Hemşireler çok nazik.
- The nurses are very nice.
O aslında nazik bir insandır.
- He is basically a nice man.
Romada hoş bir zaman geçiriyoruz.
- We are having a nice time in Rome.
Yeterli param olsa,o hoş arabayı alırım.
- If I had enough money, I would buy that nice car.