ağma

listen to the pronunciation of ağma
التركية - الإنجليزية
meteor, shooting star
shooting star, falling star akanyıldız, şahap
falling star
(Astronomi) shooting star
meteor
ağ
{i} network

There may be a killer who looks harmless in any social network. - Sosyal ağlarda zararsız bir kişi gibi görünen bir katil olabilir.

There may be thieves, fakers, perverts or killers in social networks. For your security, you shouldn't believe them. - Sosyal ağlarda hırsızlar, sahteciler, sapıklar veya katiller olabilir. Güvenliğiniz için, onlara inanmamalısınız.

ağ
web

I like social networking web sites. - Sosyal ağ sitelerini severim.

You mustn't swallow unreliable information that's on the Web. - İnternet ağındaki güvenilmez bilgilere inanmamalısın.

ağ
net

There may be a killer who looks harmless in any social network. - Sosyal ağlarda zararsız bir kişi gibi görünen bir katil olabilir.

There may be thieves, fakers, perverts or killers in social networks. For your security, you shouldn't believe them. - Sosyal ağlarda hırsızlar, sahteciler, sapıklar veya katiller olabilir. Güvenliğiniz için, onlara inanmamalısınız.

ağ
{i} tissue
ağ
spider

The bite of this spider causes intense pain. - Bu örümceğin ısırması şiddetli ağrıya sebep olur.

Have you ever seen a spider spinning its web? - Hiç ağını ören bir örümcek gördün mü?

ağ
(Bilgisayar) node
ağ
nett
ağ
(Matematik) reticle
ağ
grit

Tom is gritting his teeth in obvious pain. - Tom ağrıyan dişlerini gıcırdatıyor.

ağ
(Denizbilim) bunt
ağ
{i} trawl
ağ
crotch
ağmak
rise
ağmak
ascend
ağ
reticulum
ağ
(Giyim) Crotch (of trousers)
ağ
net; network; (tuzak) net, mesh; (örümcek ağı) web, cobweb
ağ
mesh
ağ
diffraction grating
ağ
fishnet
ağ
reticular
ağ
filet
ağ
net for catching fish
ağ
netting
ağ
dragnet
ağ
graticule
ağ
network; spider's web; cobweb
ağ
{i} gin
ağ
{i} plexus
ağ
rete
ağ
driftnet
ağ
{i} system

Our company has a well organized system of 200 sales offices, located all over Japan. - Şirketimiz, tüm Japonya'da konuşlanan, iyi organize edilmiş 200 satış ofisi ağına sahiptir.

The tree's root system stretches over thirty meters. - Ağacın kök sistemi otuz metre boyunca uzanır.

ağ
{i} cobweb

Laws are like cobwebs, which may catch small flies, but let wasps and hornets break through. - Yasalar örümcek ağı gibidir, küçük sinekleri yakalayabilirler fakat yaban arısı ve eşek arılarının geçmesine izin verirler.

There is a big cobweb in the corner. - Köşede büyük bir örümcek ağı var.

ağmak
to hang downward, droop
ağmak
to rise, ascend
ağmak
to hang down; to rise, to ascend
التركية - التركية
Akan yıldız
Akan yıldız, şahap
Ağmak işi
Ağ
apışlık
Ağmak
inmek
ağ
Örümcek gibi birtakım hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü
ağ
Tuzak
ağ
Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü
ağ
Çaprazlama örgü ile yapılan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file
ağ
İplik, sicim, tel gibi ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Örümcek gibi birtakım hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Ülke yüzeyine yaygınlaştırılmış örgü, şebeke
ağ
Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmışörgü
ağ
Ak
ağ
Pantolonun apış arasına gelen yeri
ağ
Bilgisayar ağı değişik yerlerdeki bilgisayar sistemlerini birbirine bağlayan bir veri iletişim sistemi
ağ
Oyun alanını ortadan ikiye bölen veya kale direkleri arkasına gerilen, iple yapılmış örgü. Çaprazlama örgü ile yapılan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file
ağ
Ülke yüzeyine yaygınlaştırılmış örgü, şebeke
ağ
Tuzak: "Onu, ağına düşmüş bir av gibi ne öldürdü, ne ondurdu."- S. Ayverdi
ağ
Kafes biçimindeki örgü
ağ
Donun veya pantolonun apış arasına gelen yeri, apışlık
ağ
İplik, sicim, tel gibi ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü
ağ
Beyaz, ak
ağmak
Sarkmak, aşağıya inmek, eğilmek, meyletmek: "Hiç konuşmadan güneş batıya ağıncaya dek çalıştılar."- R. N. Güntekin
ağmak
Sarkmak, aşağıya inmek, eğilmek, meyletmek
ağmak
Yükselmek, yukarı çıkmak
ağmak
Yükselmek, yukarı çıkmak: "Ay oldum âleme doğdum, bulut oldum göğe ağdım."- Yunus Emre
ağmak
Sarkmak