-e kapılmak

listen to the pronunciation of -e kapılmak
التركية - الإنجليزية

تعريف -e kapılmak في التركية الإنجليزية القاموس.

-e kapılmak
(Fiili Deyim ) give way to
akıntıya kapılmak
1. to be caught in a current. 2. to be carried away by a popular fad
akıntıya kapılmak
to go adrift
cazibesine kapılmak
gravitate
dehşete düşmek/kapılmak
to be struck with terror or horror
duygularına kapılmak
get carried away
evhama kapılmak/ getirmek
to imagine the worst (needlessly); to be hypochondriac
hayale kapılmak
to be carried away by one's imaginings, let one's imagination run away with one
hayale kapılmak
to build high hopes, to labour under a delusion
hayaline kapılmak
flatter oneself
heves veya tutkuya kapılmak
(deyim) be bitten by a bug
heyecana kapılmak
to get very agitated, get all worked up, get in a swivet, get in a tizzy
heyecana kapılmak
stir
hislerine kapılmak
to be carried away by one's feelings
hislerine kapılmak
to be ruled by one's emotions
hissiyata kapılmak
to be ruled by one's emotions
isteğine kapılmak
be seized with a desire to
kapılmak
harden
kapılmak
be overcome with
kapılmak
to be carried away, be washed away (by)
kapılmak
abandon oneself
kapılmak
to be entranced, be carried away (by)
kapılmak
be drawn to smb
kapılmak
sink into
kapılmak
to trust in (someone) only to be deceived
kapılmak
slide into
kapılmak
give way
kapılmak
be possessed with
kapılmak
be taken with
kapılmak
surrender
kapılmak
to be seized, be grabbed
kapılmak
fall in
kapılmak
be possessed by
kapılmak
be seized with
kapılmak
to be seized; to be carried away, to give way (to sth)
kapılmak
be overcome by
komplekse kapılmak
be hung up on
korkuya kapılmak
to be seized with fear
korkuya kapılmak
be taken with fear
korkuya kapılmak
be possessed by fear
korkuya kapılmak
be seized with fear
korkuya kapılmak
get the wind up
korkuya kapılmak
quail
panike kapılmak
to panic, be stricken with panic
paniğe kapılmak
panic
paniğe kapılmak
be alarmed
paniğe kapılmak
to panic, to lose one's head
sanısına kapılmak
to get the mistaken idea or impression that
telaşa kapılmak
to be in a flap, to get into a flap, to flap
umuduna kapılmak
promise oneself smth
zehapına kapılmak
to get the mistaken idea or impression that: Halise'nin Cem'i sevdiği zehabına kapıldı. She got the mistaken idea that Halise liked Cem
çekimine kapılmak
gravitate
öfkeye kapılmak
to lose one's temper
ümitsizliğe kapılmak
to give way to despair
ümitsizliğe kapılmak
quail
التركية - التركية

تعريف -e kapılmak في التركية التركية القاموس.

kapılmak
Kapma işine konu olmak
kapılmak
Sürüklenmek: "Aralarından bir akıntıya kapıldığı zaman ötekiler var kuvvetleriyle dayanarak onu geri çekiyorlardı."- R. N. Güntekin
kapılmak
Kapma işine konu olmak: "Bir ara korkuya kapıldım."- R. H. Karay
kapılmak
Tutulmak, bağlanmak
kapılmak
Birine güvenip boş bulunarak aldanmak
kapılmak
Sürüklenmek
kapılmak
Bir şeyin veya kimsenin güçlü etkisinde kalmak
kapılmak
Bir şeyin veya kimsenin güçlü etkisinde kalmak: "Bu iki şiiri övenler onların kalıbından gelen ucuz bir güzelliğe kapılırlar."- S. Birsel
-e kapılmak
المفضلات