I'm not accustomed to such treatment.
- Böyle bir davranışa alışık değilim.
I am not accustomed to speaking in public.
- Ben herkesin önünde konuşmaya alışık değilim.
Soldiers are used to danger.
- Askerler tehlikeye alışıktırlar.
Mr Kaifu is used to making speeches in public.
- Bay Kaifu halka açık konuşmalar yapmaya alışıktır.