This is a good book, but that is better.
- Bu iyi bir kitaptır ama şu daha iyidir.
Look at that mountain which is covered with snow.
- Karlarla örtülü şu dağa bak.
How many computers have you had so far?
- Şu ana kadar kaç tane bilgisayarın oldu?
So far, he has been extremely happy.
- O, şu ana kadar oldukça mutlu.
She is content with his present salary.
- O, şu anki maaşından memnun.
At present they are working for a big company in England.
- Onlar şu anda İngiltere'de büyük bir şirket için çalışıyorlar.
Tom isn't currently working anywhere.
- Tom şu anda herhangi bir yerde çalışmıyor.
Tom isn't currently in prison.
- Tom şu anda hapishanede değil.
I'm drinking a beer right now.
- Şu anda bir bira içiyorum.
Are you ready to order now?
- Şu anda sipariş vermeye hazır mısınız?
Tom certainly has had more than one job offer by now.
- Tom şu ana kadar birden fazla iş teklifi aldı.
Tom must be over thirty by now.
- Tom şu ana kadar otuzun üzerinde olmalı.
For some reason the microphone wasn't working until now.
- Bazı nedenlerden dolayı mikrofon şu ana kadar çalışmıyordu.
I have been lucky until now.
- Şu ana kadar şanslıydım.
Up to now I've never been abroad.
- Şu ana kadar hiç yurt dışında bulunmadım.
Up to now, how many books do you think you've read?
- Şu ana kadar sence kaç kitap okumuşsundur?
At present, consensus has yet to be reached.
- Şu anda, yine de görüş birliğine varılmalı.
I believe Elvis yet lives.
- Elvis'in şu anda yaşadığına inanıyorum.
Tom isn't here just now.
- Tom şu anda burada değil.
Mother is very busy just now.
- Annem şu anda çok meşgul.
I can't answer you here and now.
- Sana burada ve şu anda cevap veremem.
I want to quit my current job.
- Ben şu anki işimi bırakmak istiyorum.
I am content with my current position.
- Şu anki pozisyonumdan memnunum.
Have they found Tom yet?
- Şu ana kadar Tom'u buldular mı?
Have you finished reading today's paper yet?
- Şu ana kadar bugünkü gazeteyi okumayı bitirdin mi?
All you ever do is nitpick. I wish you could say something more constructive.
- Şu ana kadar yaptığın bütün şey her şeye kusur bulmak, keşke daha yapıcı bir şey söyleyebilsen.
Ever been to Muskogee?
- Şu ana kadar Muskogee'de bulundu mu?
It is an ancient midden, presently an archaeological treasury.
- Eski bir çöp yığını şu anda arkeolojik bir hazinedir.
I am presently working in the hotel kitchen.
- Ben şu anda otel mutfağında çalışıyorum.
My uncle is staying in Hong Kong at present.
- Amcam şu anda Hong Kong'da kalmaktadır.
At present, consensus has yet to be reached.
- Şu anda, yine de görüş birliğine varılmalı.
If it weren't for her help, I would not be alive now.
- Onun yardımı olmasa, şu an hayatta olmam.
I am only warming up now.
- Şu an sadece ısınıyorum.
He is on another phone at the moment.
- O şu anda başka bir telefonda.
They're having a break at the moment.
- Onlar şu anda bir mola veriyorlar.
They're having a break at the moment.
- Onlar şu anda bir mola veriyorlar.
He is on another phone at the moment.
- O şu anda başka bir telefonda.
I've been spending a lot of time studying for IT certifications recently.
- Şu sıralar BT sertifikasyonlarına çalışmaya çok vakit harcıyorum.
We have recently discussed this problem.
- Şu sıralar bu problemi tartıştık.
I don't need money at present.
- Benim şu anda paraya ihtiyacım yok.
At present, consensus has yet to be reached.
- Şu anda, yine de görüş birliğine varılmalı.
Are you content with your present salary?
- Şu anki maaşından memnun musun?
Tom isn't content with his present salary.
- Tom şu anki maaşından memnun değil.