I am sorry to trouble you.
- Seni rahatsız ettiğim için üzgünüm.
I am sorry to have kept you waiting so long.
- Ben, sizi bu kadar uzun beklettiğim için üzgünüm.
I'm sorry to be late.
- Geç kaldığım için üzgünüm.
I'm sorry, I love you.
- Üzgünüm, seni seviyorum.
I'm sorry, we're all out of manti.
- Üzgünüm, mantıların tümü bitti.
I'm sorry I'm so late.
- Geç kaldığım için üzgünüm.
I really do feel sorry for Tom.
- Tom için gerçekten üzgünüm.