örgüsü

listen to the pronunciation of örgüsü
التركية - الإنجليزية

تعريف örgüsü في التركية الإنجليزية القاموس.

örgü
{i} braid
örgü
knitting

She put her knitting aside and stood up. - Örgüsünü bir kenara koydu ve ayağa kalktı.

She was busy with her knitting. - O, örgüsüyle meşguldü.

saç örgüsü
braid
örgü
mesh
örgü
(Dilbilim) pattern
örgü
netting
örgü
grid
örgü
plait
örgü
weft
örgü
{i} tat
örgü
(İnşaat) wall
örgü
lattice
örgü
plaits
ağ örgüsü
meshwork
ağ örgüsü
network
boole örgüsü
(Matematik) boolean lattice
damar örgüsü  
(Tekstil) veining  
el örgüsü
hand knitted
el örgüsü kilim görmek istiyorum
I would like to see a hand woven rug
elek örgüsü
meshes of a sieve
goblen örgüsü
Gobelin stitch
hasır örgüsü
matting
hollanda örgüsü
(İnşaat) flemish bond
ingiliz tuğla örgüsü
(İnşaat) english bond
jant örgüsü
rim web
kablo örgüsü
braiding of a cable
kafes örgüsü
openwork
kelt örgüsü
(Bilgisayar) celtic knotwork
kemer örgüsü
belt webbing
kenet örgüsü
(İnşaat) heading bond
pirinç örgüsü knitting that has been done using
a moss stitch
saç örgüsü
queue
saç örgüsü
braiding
saç örgüsü
plat
saç örgüsü
tress
saç örgüsü
plait
sepet örgüsü
basket weave
sepet örgüsü
wickerwork
sepet örgüsü  
(Tekstil) wattle  
sepet örgüsü beşik
bassinet
sepet örgüsü sandalye
basket chair
sepet örgüsü yapmak
wattle
sinir örgüsü
plexus
tabaka örgüsü
layer lattice
takma saç örgüsü
switch
uzay örgüsü
(Kimya) space lattice
çapraz tuğla örgüsü
cross bond
örgü
(Anatomi) plexus
örgü
knitted (article)
örgü
knitting, knit; darning; braiding; weave
örgü
knitted
örgü
bond, system (according to which stones or bricks are placed in a wall)
örgü
braiding
örgü
knitting, knit; plait, braid; plexus; bond
örgü
knitted article, piece of knitting
örgü
hand knitted
örgü
plait, braid
örgü
knit

Tom likes knitting too. - Tom'da örgü örmeyi sever.

She put her knitting aside and stood up. - Örgüsünü bir kenara koydu ve ayağa kalktı.

örgü
plat
örgü
bond
örgü
plexus
örgü
interlock
التركية - التركية

تعريف örgüsü في التركية التركية القاموس.

saç örgüsü
Nakış işlerinde bir tür motif adı
örgü
örülmüş saç
örgü
Bazı sinir veya damarların birbirine geçip dolaşmasından ortaya çıkan oluşum
örgü
Konunun ana çizgisi, oyunun işlenişi veya çatısı
örgü
Yapı
örgü
Örülerek yapılmış olan, örme
örgü
İletişim, ulaşım vb.nin ülke yüzeyinde yayılmış biçimi, ağ
örgü
Tığ, şiş veya özel makineyle ilmiklerin yan yana getirilmesiyle örülerek yapılmış şey
örgü
Bazı sinir veya damarların birbirine geçip dolaşmasından ortaya çıkan oluşum. İletişim, ulaşım vb.nin ülke yüzeyinde yayılmış biçimi, ağ
örgü
Yapı: "Batı Avrupa medeniyeti bütün dış ve iç örgüleriyle bana ilk defa orada ayan olmuştu."- Y. K. Karaosmanoğlu
örgü
Örülmüş saç bölüğü, belik
örgü
Örme işi veya biçimi. İlmiklerin özel makinede veya tığ, şiş yardımıyla yan yana getirilmesiyle örülen şey: "İstediğiniz kadar tel örgü engelleri koyunuz."- F. R. Atay. Örülmüş saç bölüğü, belik: "Başı yemenili, saçları iki örgü, ayağı takunyalı sarışın bir köylü kızı bana sordu."- R. H. Karay
örgü
Taş, tuğla vb şeylerle yapılmış duvar
örgü
Örme işi veya biçimi
örgü
Diyarbakır'a özgü bir peynir cinsi
örgü
Konunun ana çizgisi, oyunun işlenişi veya çatısı. Örülerek yapılmış olan, örme
örgü
Dokumacılıkta atkı ve çözgü ipliklerinin, dokumayı oluşturacak biçimde belli bir desene göre kesişmesi