This job pays 10,000 yen a day.
- Bu iş, bir günde 10,000 yen öder.
It pays to be polite.
- O, nazik olmak için öder.
I'll pay the money for your lunch today.
- Bugün senin öğle yemeğin için parayı ben ödeyeceğim.
They shut his water off because he didn't pay the bill.
- Faturayı ödemediği için suyu kestiler.
I must repay my debts.
- Borçlarımı ödemeliyim.
I must repay the debt.
- Borcumu ödemek zorundayım.
I paid him four dollars.
- Ona dört dolar ödedim.
I paid five dollars for the book.
- Kitap için beş dolar ödedim.