ödünleşme

listen to the pronunciation of ödünleşme
التركية - الإنجليزية
(Ticaret) tradeoff
{i} tossup, barter
an exchange that occurs as a compromise; "I faced a tradeoff between eating and buying my medicine"
an exchange that occurs as a compromise; "I faced a tradeoff between eating and buying my medicine
An advantage or improvement that necessitates the corresponding loss or degradation of something else
ödün
concession

We solved the problem by mutual concessions. - Biz karşılıklı ödünlerle sorunu çözdük.

ödünleşmek
compromise
ödün
quid pro quo
ödün
compensation
ödün
(a) concession (something given up in order to reconcile a difference)
ödün
(a) compensation
ödün
compensation, concession ivaz, taviz
ödün
compromise

We can't compromise on this. - Bu konuda ödün veremeyiz.

التركية - التركية

تعريف ödünleşme في التركية التركية القاموس.

ÖDÜN
(Hukuk) Taviz; karşılık; bedel verme
Ödün
ivaz
ödün
Uzlaşmaya varabilmek için hak, istek veya savlarının bir bölümünden, karşı taraf yararına vazgeçme, ivaz, taviz: "Kalabalığa verilen her ödün, verenleri kendi benliğinden, kişiliğinden uzaklaştırıyor."- N. Cumalı
ödün
Uzlaşmaya varabilmek için hak, istek veya savlarının bir bölümünden, karşı taraf yararına vazgeçme, ivaz, taviz
ödün
Taviz
ödünleşme
المفضلات