çorak

listen to the pronunciation of çorak
التركية - الإنجليزية
{s} barren

Everyone has a house to go to, a home where they can find shelter. My house is the desert, my home the barren heath. The north wind is my fire, the rain my only bath. - Herkesin gidebileceği bir evi, sığınabileceği bir yuvası var. Benim evim çöllerdir, yurdum çorak topraklar. Kuzey rüzgarı ışığım, yağmurda bir tek paklanırım.

arid
waterless
gaunt
brackish, bitter (water)
arid, barren, infertile; (su) bitter, undrinkable; impervious clay; saltpetre bed
infertile
desert

Everyone has a house to go to, a home where they can find shelter. My house is the desert, my home the barren heath. The north wind is my fire, the rain my only bath. - Herkesin gidebileceği bir evi, sığınabileceği bir yuvası var. Benim evim çöllerdir, yurdum çorak topraklar. Kuzey rüzgarı ışığım, yağmurda bir tek paklanırım.

impervious clay used for spreading on flat roofs of houses
jejune
saltpeter, potassium nitrate
poor
barren, arid
bitter
impervious clay
waste
bald
saltwort
çorak arazi
barrens
çorak arazi
badlands
çorak bölge
(Çevre) arid zone
çorak toygarı
(Tabiat Doğa) (kuş, Fam: tarlakuşugiller,toygarlar) [syn.: çorak toygarı, küçük kısaparmaklı toygar, küçük tarlakuşu] lesser short-toed lark
التركية - التركية
Acı
Verimsiz, kısır, bakımsız, yoksul: "Hayatımın en acı, en yaslı ve çorak zamanları başlamış oldu."- T. Buğra
Bitkisi iyi olmayan veya hiç bitki vermeyen, verimli olmayan: "Biz geçtiğimiz zamanlar, Sina Çölü, Peygamber Musa'nın geçtiği zaman kadar ıssız, boş, kuru ve çoraktı."- F. R. Atay
Bazı toprakların yüzünde beyaz bir katman durumunda toplanan ve eskiden barut yapmakta kullanılan potaslı, sutlu tuz
Verimsiz, kısır, bakımsız, yoksul
Acı (su)
Bitek olmayan
Toprak damlara çekilen su geçirmeyen killi toprak
Bitkisi iyi olmayan veya hiç bitki vermeyen, verimli olmayan
Bitkisi iyi olmayan, ya da hiç bitki vermeyen, verimli olmayan
çöllük
çorak
المفضلات