yeteri kadar

listen to the pronunciation of yeteri kadar
التركية - الإنجليزية
enough

This book is easy enough for me to read. - Bu kitap benim okumam için yeteri kadar kolaydır.

They did not have enough gold. - Onların yeteri kadar altını yoktu.

sufficiently
a) sufficiently b) enough
1. enough, sufficient, adequate: Yeteri kadar şeker var. There's enough sugar. 2. enough, sufficiently
duly
decent
yeteri kadar vermemek
stint
yeteri kadar çok
substantially
yeteri kadar vurgulamamak
underemphasize
yeteri kadar vurgulanmamış
underemphasized
yeteri kadar yararlanmamak
underutilize
yeteri kadar
المفضلات