within a given time interval

listen to the pronunciation of within a given time interval
الإنجليزية - التركية

تعريف within a given time interval في الإنجليزية التركية القاموس.

during
{e} boyunca

O, bütün gün boyunca çalışmaktaydı. - He has been working during the whole day.

Roger bulabildiği herhangi bir işte gün boyunca çalıştı. - Roger worked at any job he could find during the day.

during
süresince

Onlar buluşmaları süresince kayak yapmaya gittiler. - They went skiing during their date.

Ben festival süresince Takayama'ya gitmek istiyorum. - I'd like to go to Takayama during festival time.

during
sırasında

Onun konuşması sırasında öğrenciler istekli olarak dinlediler. - The pupils listened eagerly during his speech.

Ders sırasında Japonca konuşmamalısınız. - You must not speak Japanese during the class.

during
{e} esnasında

Yirmili yaşlarda birçok geç kadın yaz tatilleri esnasında yurt dışına gitmeyi planlıyorlar. - Many young women in their 20s plan to go abroad during their summer holidays.

O, yolculuğu esnasında bir günlük tuttu. - He kept a diary during the trip.

during
{e} boyunca, süresince, esnasında, zarfında, -de
during
müddetince
during
sürece
during
{e} iken
during
süresinde
during
müddetçe
during
during esnasında
during
de
during
edat esnasında
الإنجليزية - الإنجليزية
during
within a given time interval

    الواصلة

    with·in a giv·en time in·ter·val

    التركية النطق

    wîdhîn ı gîvın taym întırvıl

    النطق

    /wəˈᴛʜən ə ˈgəvən ˈtīm ˈəntərvəl/ /wɪˈðɪn ə ˈɡɪvən ˈtaɪm ˈɪntɜrvəl/
المفضلات