O çok iyi tanınmıştı.
- He was very well known.
O bir şarkıcı olarak iyi tanınmıştır.
- She's well known as a singer.
Bir sosyete moda toplumda iyi tanınan ve sosyal faaliyetlere ve eğlenceye düşkün bir kişidir.
- A socialite is a person who is well known in fashionable society and is fond of social activities and entertainment.
Sami iyi tanınan bir avukat tuttu.
- Sami hired a well known attorney.
İrlanda oya işleriyle meşhurdur.
- Ireland is famous for lace.
O meşhur bir sanatçıdır.
- He is a famous artist.
Onun kitabı sadece İngiltere'de ünlü değil, Japonya'da da ünlü.
- Her book is famous not only in England but also in Japan.
Onun oğlu ünlü bir piyanist oldu.
- His son became a famous pianist.
Jim Carrey iyi ve çok tanınmış bir komedyendir.
- Jim Carrey is very famous and a good comedian.
O tanınmış bir dağdır.
- That's a famous mountain.
Tom, çok iyi bilinen bir biyolog.
- Tom is a very well-known biologist.
Aşağıdaki parça iyi bilinen bir fabldan bir alıntıdır.
- The following passage is a quotation from a well-known fable.
Biz mükemmel bir biçimde geçindik.
- We got along famously.
A common approach is for the server to accept messages at a well-known port.
... in 2011, population is declining in more than 50 countries. Not well-known. ...
... He will be well known to you as with a background in print ...