verbergend

listen to the pronunciation of verbergend
الإنجليزية - التركية

تعريف verbergend في الإنجليزية التركية القاموس.

hiding
{i} gizlenme

Benden gizlenmeye devam edemezsin, Tom. - You can't keep hiding from me, Tom.

burying
gömerek
burying
defnetme
burying
göm

Parasını kuma gömüyor. - She's burying her money in the sand.

Köpek, kemiğini bahçeye gömmekle meşguldü. - The dog was busy burying his bone in the garden.

concealing
gizle(mek)
hiding
saklayarak
burying
mezar
burying
kabir
burying
burying ground burying place mezarlık
burying
{i} gömme

Köpek, kemiğini bahçeye gömmekle meşguldü. - The dog was busy burying his bone in the garden.

burying
kabristan
concealing
gizle

Tom memnuniyetsizliğini gizleyen oldukça iyi bir iş yaptı. - Tom has done a pretty good job concealing his dissatisfaction.

Tom gerçekten hissettiği şekli gizlemede çok iyi değildir. - Tom isn't very good at concealing the way he really feels.

hiding
{i} saklama

Tom altın paralarını koyduğu yerin mükemmel saklama yeri olduğunu düşünüyordu. Fakat, yanılıyordu. - Tom thought where he put his gold coins was the perfect hiding place. However, he was wrong.

Gerçek duygusunu saklamada uzman oldu. - He has become expert in hiding his true feeling.

hiding
{i} dayak
hiding
{i} saklanma

Tom ailesini terk etti ve saklanmaya gitti. - Tom abandoned his family and went into hiding.

Bu mükemmel bir saklanma yeri. - This is the perfect hiding place.

hiding
{i} gizleme

Kendini gizlemen işe yaramaz. - Hiding yourself won't help.

Tom'un bir şey gizlemediğini nasıl biliyorsunuz? - How do you know Tom wasn't hiding something?

hiding
{i} dövme
ألمانية - الإنجليزية
belying
burrowing
concealing
hiding
covering up
burying
dissimulating
dissembling
masking