varis

listen to the pronunciation of varis
التركية - الإنجليزية
successor

The successor to the throne was killed. - Tahtın varisi öldürüldü.

heir

The queen failed to produce a male heir for the king. - Kraliçe kral için bir erkek varis üretemekte başarısız oldu.

He died without an heir. - O bir varisi olmadan öldü.

varicosis
inheritor
varix
inheritress
heritor
varix, varicose vein, varicosity
path
(kadın) heiress
inheritrix
varicose vein

Tom has varicose veins. - Tom'un varisli damarları var.

varicosity
varicose vein, varix
survivor
varicosis, varicosity
devisee
heir, inheritor mirasçı, kalıtçı
heir, inheritor
beneficiary
devise
arrival
varsity
varicose veins

Tom has varicose veins. - Tom'un varisli damarları var.

devisee
heirer
varis çorabı
varicose bandage
varis çorabı
surgical stocking
bayan varis
(Kanun) inheritrix
bayan varis
(Kanun) inheritress
ortak varis
coheir
ortak varis
coparcener
ortak varis
parcener
yasal varis
heir-at-law
التركية - التركية
Kirli kan taşıyan damarların, fonksiyonel bozuklukları sonucu genişleyerek kıvrımlı bir hal alması
Toplardamar genişlemesi
(Osmanlı Dönemi) herşeyin gerçek sahibi ve vârisi olan ve herşeyin mülkünü elinde tutan Allah; mirasçı, kendisine miras düşen, vefât eden birisinin mal ve mülkünü kullanmaya yetkili olan
ordubozan
VARİS
(Hukuk) Mirasçı
VÂRİS
(Osmanlı Dönemi) Cenab-ı Hakk'ın bir ismi
VÂRİS
(Osmanlı Dönemi) Mirasçı. Kendisine miras düşen. Mirasa konan. Vefat eden birisinin maddî veya manevî mal ve mülkünde kullanmaya, tasarrufa salâhiyetli olan
Varisler
verese
varis
المفضلات