that time

listen to the pronunciation of that time
الإنجليزية - التركية
O zaman

O zamana kadar çoktan ayrılmış olacağım. - By that time I'll have already left.

O zamanlarda, bölge İspanya'ya aitti. - At that time, the territory belonged to Spain.

this time
bu sefer

Bu sefer onu yapamam. - I can't make it this time.

Jack bu sefer kesin başaracak. - Jack is bound to succeed this time.

this time
bu kez

Bu kez cezadan kaçamazsın. - This time, you won't escape punishment.

Bu kez Tom'a yardım edip edemeyeceğimizi bilmiyorum. - I don't know if we can help Tom this time.

this time
bu defa

Tom bu defa tekrar bize yardım etmeye istekli. - Tom is willing to help us again this time.

Bu defa sonuçları aldı. - This time, he got results.

then
o zaman

O zamandan beri, Japonya'da büyük bir değişim oldu. - Since then, a great deal of change has occurred in Japan.

O zaman onu görmediğine inanmıyorum. - I cannot believe you did not see him then.

then
(ondan) sonra
then
o durumda
then
daha sonra

Ben ona daha sonra söylerim. - I'll tell him so then.

İzlandaca bir cümlenin İngilizce bir çevirisi varsa ve İngilizce cümlenin Svahilice bir çevirisi varsa, daha sonra bu, dolaylı olarak İzlandaca cümle için Svahilice bir çeviri sağlayacaktır. - If an Icelandic sentence has a translation in English, and the English sentence has a translation in Swahili, then indirectly, this will provide a Swahili translation for the Icelandic sentence.

then
o süre içinde
then
madem öyle
then
o zamanki
then
o zamanlar

O zamanlar tekrar bir sürü hata yaptım. - I made a lot of mistakes back then.

O zamanlar yemek yemek için eve giderdim. - I used to go home to eat back then.

then
sonra

İzlandaca bir cümlenin İngilizce bir çevirisi varsa ve İngilizce cümlenin Svahilice bir çevirisi varsa, daha sonra bu, dolaylı olarak İzlandaca cümle için Svahilice bir çeviri sağlayacaktır. - If an Icelandic sentence has a translation in English, and the English sentence has a translation in Swahili, then indirectly, this will provide a Swahili translation for the Icelandic sentence.

Eğer bir yanlış görürsen sonra lütfen düzelt. - If you see a mistake, then please correct it.

then
öyleyse

Arkadaşım olmak istiyorsan, öyleyse arkadaşımın arkadaşı da olursun. - If you want to become my friend, then also become the friend of my friend.

Oh evet,haklısın.Pekala,bu senin ekonomik olan alışveriş şeklin öyleyse. - Oh yes, you're right. Well, it's the way you shop that's tight-fisted then.

This time
be sefer
Your time
vaktiniz
our time
bizim zamanımız
that the time
O zaman
then
(zarf) o zaman, ondan sonra, o halde, öyleyse, zira, demek
then
derhal
then
o zaman vaki olan
then
ondan sonra
then
o halde

Oraya gitmek istemiyorsanız, o halde biz de oraya gitmeyiz. - If you don't want to go there, then we won't go there.

Eğer bu cümleyi okuyabiliyorsan, o halde okuyabiliyorsundur. - If you can read this sentence, then you're able to read.

then
(sıfat) o zamanki, o zamanlarki
then
demek

Eğer beni bu şekilde tanımıyor idiysen, kısaca beni tanımamışsın demektir. - If you didn't know me that way then you simply didn't know me.

Ancak o zaman onun ne demek istediğini anladım. - Only then did I realize what he meant.

الإنجليزية - الإنجليزية

تعريف that time في الإنجليزية الإنجليزية القاموس.

me time
Time to oneself; a period spent relaxing on one's own
that time.
then

It will be finished before then.

I know what time you said you'd get there, but I couldn't get there then. - I know what time you said you would be there, but I wasn't able to be there at that time.

Had she been alive, my mother would have given me a hand then. - If my mother had still been alive, she would have helped me at that time.

this time
On or near the same date

this time last year.

this time
on this occasion, on this opportunity
that time

    التركية النطق

    dhıt taym

    النطق

    /ᴛʜət ˈtīm/ /ðət ˈtaɪm/

    فيديوهات

    ... So it's an exciting time. ...
    ... about six, and that 90% to 95% of the time, we're operating ...
المفضلات