tezgah

listen to the pronunciation of tezgah
التركية - الإنجليزية
counter

Tom sat at the counter, typing on a notebook computer. - Tom bir dizüstü bilgisayarda yazı yazarken tezgahta oturdu.

An Englishman, a Belgian and a Dutchman enter a pub and sit down at the counter. Says the barkeeper, Wait a minute, is this a joke or what? - İngiliz, Belçikalı ve Hollandalı bir meyhaneye girer ve tezgahta otururlar. Barmen söyler, Bir dakika bekleyin, bu bir şaka mı ne?

bench

The cat has hidden under the bench. - Kedi tezgah altına saklandı.

May I approach the bench? - Tezgaha yaklaşabilir miyim?

bench

May I approach the bench? - Tezgaha yaklaşabilir miyim?

The cat has hidden under the bench. - Kedi tezgah altına saklandı.

stall

In order to reach the apparel stalls, we went up by two floors. - Giyim tezgahlarına ulaşmak için iki kat yukarı çıktık.

Goods at the food and clothing stalls were very cheap. - Gıda ve giyim tezgahlarındaki ürünler çok ucuz.

shipbuilding yard
(İnşaat) trestle
table
conspiracy
collusion
the bench

May I approach the bench? - Tezgaha yaklaşabilir miyim?

The cat has hidden under the bench. - Kedi tezgah altına saklandı.

buck
loom

After I tried out my new loom, I made my bed and repaired the coffee grinder. - Ben yeni dokuma tezgahımı denedikten sonra, yatağımı yaptım ve kahve değirmenini tamir ettim.

trick

Old people were tricked by the shop assistant. - Yaşlı insanlar tezgâhtar tarafından kandırıldı.

(İnşaat) a-frame
Conspiracy, plot, trick
workbench
(iş) siege
counter (long table in a shop or office separating clientele and personnel and over which business transactions are made or food is served); (small, portable) display stand or case (used by street sellers)
stocks, ways, shipway
workbench, bench; loom; counter; shipbuilding yard; conspiracy, trick
counter (in a kitchen)
frame
stand
pitch
loom (used for weaving)
sales booth
conspiracy
cradle
collusion
counter sink
worktop
tezgah gövdesi
(Mekanik) machine frame
tezgah gövdesi
(Mekanik) machine bed
tezgah hazırlamak
collude
tezgah kalıplaması
(Mekanik) bench molding
tezgah mengenesi
table vice
tezgah üstü
(Tıp) over the counter
tezgah üstü
(Ticaret) over-the-counter
tezgah üstü piyasa
(Ticaret) over the counter market
tezgah üstü piyasalar
(Ticaret) over the counter markets
tezgah üstü piyasalar
(Ticaret) over the counter otc
tezgah-üstü
(Ticaret) over-counter
tezgah açmak
open a booth
tezgah açmak
open a stall
tezgah burgusu
bench screw
tezgah delgisi
bench drill
tezgah döğeri
(Tekstil) working loom
tezgah fotometresi
bench photometer
tezgah işi
bench work
tezgah keneti
bench cramp
tezgah makası
bench shears
tezgah makası
bench plate shears
tezgah matkabı
bench drilling machine
tezgah muayenesi
(Havacılık) bench check
tezgah raybası
(Mekanik) chuking reamer
tezgâh başı yapmak
slang to stand at the bar and have a drink
tezgâh hazırlamak
to collude
tezgâh kirası
stallage
tezgâh kurmak
slang to have sexual intercourse, have sex, do it
tezgâh mengenesi
bench vice
tezgâh rendesi
bench plane
tezgâh tırnağı
bench stop
tezgâh üstü testere makinesi
sawbench
tezgahlar
machines
mekik tezgah
(Tekstil) shuttle-loom
otomatik tezgâh
automatic loom
yana yatmalı tezgâh
(haddehane) tilter
zincirli tezgâh
chain loom
التركية - التركية
(Osmanlı Dönemi) f. Dokuma âleti
(Osmanlı Dönemi) Ticaret masası. İş yeri
Genellikle dükkânlarda satıcıların önündeki uzun masa: "Bir tezgâhtan öbürüne koşuyor, bir kumaş topunu bırakıp başkasına saldırıyordu."- R. H. Karay
Genellikle dükkânlarda satıcıların önündeki uzun masa
Kahve, meyhane vb.de müşterilerin üzerinde yiyip içtikleri uzun masa veya büfe
Tersane
Genellikle yasal olmayan bir işi yapmak için tutulan uygunsuz yol
Uzun masa
Üzerinde genellikle el veya küçük makinelerle iş görülen yapım aracı
Kahve, meyhane vb.nde müşterilerin üzerinde yiyip içtikleri uzun masa veya büfe: "İçenlerin hepsi susmuş, kadına bakıyor, tezgâhın arkasındaki yürüyüşünü seyrediyorlardı."- S. F. Abasıyanık. Üzerinde genellikle el veya küçük makinelerle iş görülen yapım aracı
(Osmanlı Dönemi) dokuma âleti, iş masası; iş yeri
tezgah mengenesi
İş yerlerinde sabit tezgâha bağlanan ve boru, demir vb'ni kesme işlerinde kullanılan bir tür mengene
tezgah
المفضلات