tereddüt eden

listen to the pronunciation of tereddüt eden
التركية - الإنجليزية
(Askeri) irresolute
hesitating
tereddüt et
hung back
tereddüt et
{f} vacillating
tereddüt et
hesitate

He didn't hesitate to tell his wife the truth. - O, eşine gerçeği anlatmakta tereddüt etmedi.

Tom didn't hesitate at all. - Tom hiç tereddüt etmedi.

tereddüt et
hang back
tereddüt et
{f} vacillate
tereddüt et
hesitating
tereddüt et
scruple
tereddüt eden
المفضلات