tele

listen to the pronunciation of tele
التركية - الإنجليزية
tele-
tel
wire

Puppets work with wires. - Kuklalar teller ile çalışır.

Do you see the bird on the telephone wire? - Telefon kablosunun üzerindeki kuşu görüyor musun?

tele alışveriş
(Telekom) teleshopping
tele eğitim
distance learning
tele
(Ticaret) telework
tele pazarlama
telemarketing
tele-alışveriş
teleshopping
tele-eğitim
(Eğitim) distance learning
tele-eğitim
teleinstruction
tele-pazarlama
(Ticaret) telemarketing
tele-çalışma
telecommuting
tele-öğretim
teleeducation
tele-kulak
Phone-tapping
tele bağlantılar
(Meteoroloji) teleconnections
tele benzer
wirelike
tele benzerlik
wiriness
tele daha çok benzeyen
wirier
tele en çok benzeyen
wiriest
tele havale
(Ticaret) cable transfer
tele işlem
(Askeri,Bilgisayar,Teknik) teleprocessing
tele kayıt edici
wire recorder
tele merceği
telelens
tele oğlan
callboy
tele pazarlama sistemi
(Ticaret) inbound telemarketing
tele ski
draglift
tele-alışveriş pencereleri
(Ticaret) teleshopping windows
tele-alışveriş spotları
(Ticaret) teleshopping spots
tele-foto
wirephoto
tele-kopyalama
(Politika, Siyaset) telecopying
tele-kız
{k} call girl
tel
staple

I know what a stapler is. - Tel zımbanın ne olduğunu biliyorum.

Would you like to borrow my stapler? - Tel zımbamı ödünç almak ister misin?

tel
flex
tel
(Denizbilim) warp
tel
slack
tel
strand

He plucked one of his few strands of beard. - O, sakalındaki az sayıda telden birini yoldu.

tel
chord

Do fish have vocal chords? - Balıkların ses telleri var mıdır?

tel
cord

We still use a corded telephone. - Biz hala kablolu telefon kullanıyoruz.

tel
{i} wiring
tel
string

Tom put new strings on the old guitar that he had just bought. - Tom aldığı eski gitara yeni teller taktı.

A string on my guitar broke. - Gitarımdaki bir tel kırıldı.

tel
kink
tel
of wire
Tel
(Tıp) tractus
tel
wirehairedterrier
tel
fiber
tel
wire; fibre; (çalgı) string, chord; telegram, cable
tel
fibre
tel
string (of a musical instrument)
tel
screening, screen cloth, mesh used for window and door screens; window screen; door screen
tel
(a) wire
tel
wire, made of wire
tel
strand; thread; fiber
tel
(a) thin silver or gold-colored wire (used as an ornament by a bride)
tel
thread
tel
wiry
tel
brace

My daughter has braces. - Kızımın diş telleri var.

Since she got her braces, I've hardly seen her smile. - O, diş teli taktığından beri neredeyse onun gülümsemesini görmedim.

teles
transit
الإنجليزية - الإنجليزية
television
tele-
over a distance

telephone.

tele-
relating to television

telecast.

tele-
telegraph

telethon.

tele-
teleport
TEL
tetraethyllead (or tetraethyl lead, tetra-ethyl lead); a gasoline additive to boost octane rating
tel
Tel. is a written abbreviation for telephone number. the written abbreviation of telephone number
tel
Trans Europe Line (terrestrial cable)
tel
(800) 221-2123 x 239
tel
(888) 998-8880 (213) 351-2130 fax: (213) 351-2137
tel
905-773-4054
tel
(852) 2524-8176
tel
or TEL
tel
44(0) 1425-471753
tel
** A single-entry ACH debit initiated by an Originator pursuant to an oral authorization obtained over the telephone to effect a transfer of funds from a consumer account of the Receiver This type of entry many only be used for a single-entry for which there is no standing authorization for the origination of the ACH entries to the Receiver's account A TEL entry may only be used when there is an existing relationship between the Originator and the Receiver, or, when there is not an existing relationship between the Originator and the Receiver, when the Receiver initiates the telephone call TEL is a Standard Entry Class Code
tel
Telephone
التركية - التركية
(Osmanlı Dönemi) Ağıl
(Osmanlı Dönemi) Tuzak
TELE'LÜ'
(Osmanlı Dönemi) (Lü'lü'. den) Parıldama
TELE'ÜV
(Osmanlı Dönemi) Parıldama, parlama
Tel
lif
Tel
(Osmanlı Dönemi) HALÎS
Tel
(Osmanlı Dönemi) BİLABİL
Tel
(Osmanlı Dönemi) TELAŞİ
tel
Bu nesneden yapılmış veya bu biçimde olan
tel
Bazı organizmaların demet durumundaki oluşumunu meydana getiren ipçiklerin her biri, lif. İnsan saçını oluşturan ipçik: "İki açık sarı tel terli alnımızın üstüne yapışmıştı."- S. F. Abasıyanık
tel
Tencere, çaydanlık vb.ni ovarak temizlemek için kullanılan nesne
tel
Esnek ve ince uzun metal şerit
tel
Telgraf kelimesinin kısaltması
tel
Telgraf
tel
Tepe, yüksek, bayır
tel
Kuzey Afrika'da tahıl tarımı yapılabilen bölgelere verilen ad
tel
Bazı organizmaların demet durumundaki oluşumunu meydana getiren ipçiklerin her biri, lif
tel
Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı bir direnç gösteren ince uzun nesne
tel
ince ve uzun metal şerit
tel
İnsan saçını oluşturan ipçik
tel
Madeni ip
tel
Ufak dağ
teles
Yıpranmış, hırpalanmış bir şekilde telleri, lifleri meydana çıkmış
الإنجليزية - التركية
uzak

Bir teleskop kullanarak uzaktaki şeyleri görebiliriz. - We can see things in the distance using a telescope.

Ben yaklaşık bir hafta boyunca uzaktan pazarlamacıydım. - I was a telemarketer for about a week.

sınalgı
televizyon

Özel haber nedeniyle televizyon programı kesildi. - The television show was interrupted by a special news report.

Televizyon izliyorum. - I'm watching television.

(Tıp) Uzakta, uzak (mesafede)
(Tıp) Son, sonunda
tele-
sınalgıyla ilgili
tele-
(önek) tele
tele sales
tele satış
tele conversion lens
(Fotoğrafçılık) uzak açı lens
tel
telcim
TEL
(Askeri) lançer taşıyıcısı (füze platformu) (transporter-erector-launcher (missile platform))
tel
{k} telegram, telegraph, telephone
tele
المفضلات