O, konu üzerine tanınmış bir otoritedir.
- He is a recognized authority on the subject.
O tanınmış bir Amerikalı yazardır.
- That is a recognized American author.
O, şimdi en umut verici yazarlardan biri olarak tanınmaktadır.
- Now he is recognized as one of the most promising writers.
Girişimleriniz sayesinde basın tarafından ilerici ve ileriye dönük düşünce kuruluşu olarak tanınmaktayız.
- Thanks to your initiatives we've been recognized as a progressive and forward-thinking enterprise by the press.
Herkes onu görkemli bir piyanist olarak tanıdı.
- Everyone recognized him as a brilliant pianist.
O kadar yoğun yandı ki çocukları onu artık tanımadı.
- She was burned so extensively that her children no longer recognized her.
Çiftçiden bir testere ödünç aldı.
- She borrowed a saw from the farmer.
Onun eli testereye yatkındır.
- She's very handy with a saw.