O meşhur bir sanatçıdır.
- He is a famous artist.
İrlanda oya işleriyle meşhurdur.
- Ireland is famous for lace.
Justin Bieber, Katie Holmes'tan daha ünlüdür.
- Justin Bieber is more famous than Katie Holmes.
Onun oğlu ünlü bir piyanist oldu.
- His son became a famous pianist.
O tanınmış bir dağdır.
- That's a famous mountain.
Mary tanınmış bir pop yıldızıdır.
- Mary is a famous pop star.
Biz mükemmel bir biçimde geçindik.
- We got along famously.