Tom'un fikirlerinin buralarda fazla ağırlığı yoktur.
- Tom's opinions don't carry much weight around here.
Kimse benim fikirlerimi dinlemek istemiyor.
- No one wants to listen to my opinions.
Bütün plân sadece onun kişisel görüşleri üzerine kurulu.
- The whole plan is only based on his personal opinions.
O görüşlerinde esnektir.
- She is flexible in her opinions.
Bir erkeği düşmanlarının düşünceleriyle yargılama.
- Don't judge a man by the opinions of his enemies.
Bunlar tamamen farklı düşünceler.
- These are completely different opinions.