percipience

listen to the pronunciation of percipience
الإنجليزية - التركية
algı
idrak
anlayış
{i} sezme
perception
algı

O hâlâ dilin güzelliği için evrimleşmiş algıdan yoksun. - She still lacks an evolved perception for the beauty of language.

Kriptestezi duyular dışı algılama için başka bir terimdir. - Cryptesthesia is another term for extrasensory perception.

perception
{i} algılama

Türk toplumunun algılama yeteneği bozuk değildir. - There is nothing wrong with the Turkish people's power of perception.

Belki bu bir algılama sorunudur. - Maybe it's a question of perception.

perception
{i} idrak
perception
duyumsama
perception
(Ticaret) vergi veya kira toplama
perception
farketme
perception
kavrayış
perception
1. herhangi bir şeyi algılamamızın yolu, özellikle de duyularla (görme, işitme, koku, tat ve dokunma).2. herhangi bir şeyin, kavramın gerçek doğasını kavrama kabiliyeti.3. bir şeyi nasıl gördüğümüzün ve anladığımızın neticesi olarak sahip olduğumuz fikir, inanış ya da imaj
perception
(Tıp) Duyu organları aracılığıyla herhangi bir şeyin veya değişikliğin farkına varma, farkında olma yeteneği
perception
(isim) algılama, idrak, algı, basiret, idrak yeteneği, sezgi, kavrama, seziş, sezme, tahsil (para)
perception
{i} farketme, anlama; sezme
perception
{i} tahsil (para)
perception
(Mukavele) idrak, algı; anlama kabiliyeti; kira tahsili
perception
{i} sezgi, feraset
perception
{i} basiret
perception
{i} sezgi
perception
{i} idrak yeteneği
perception
{i} seziş
الإنجليزية - الإنجليزية
perception
The state or condition of being highly perceptive, as if in an almost hypnotic or telepathic state
the act of perceiving
The faculty, act or power of perceiving; perception
{i} perception, understanding; comprehension, insight
percipience

    الواصلة

    per·ci·pi·ence

    النطق

    علم أصول الكلمات

    [ p&r-'si-pE-&n(t)s ] (noun.) circa 1774. From percipient, itself from the Latin percipiens, the past participle of percipere (“to perceive”).
المفضلات