püskürt

listen to the pronunciation of püskürt
التركية - الإنجليزية
eruct
sputter
repulse

They failed to repulse our attack. - Saldırılarımızı püskürtmeyi başaramadılar.

{f} eructing
pulverize
{f} sputtering
{f} spraying

They are spraying the fruit trees. - Onlar meyve ağaçlarına ilaç püskürtüyorlar.

Tom grabbed a fire extinguisher and started spraying. - Tom bir yangın söndürücü kaptı ve püskürtmeye başladı.

{f} spray

They are spraying the fruit trees. - Onlar meyve ağaçlarına ilaç püskürtüyorlar.

The apples from our own tree taste much better than the sprayed apples from the supermarket. - Bizim kendi ağacımızdan gelen elmalar marketten gelen püskürtülmüş elmalardan çok daha iyi tat veriyor.

atomize
püskür
erupt

At least 31 people have been killed by the eruption. - Püskürme sonucu en az 31 kişi öldü.

The eruption seems to be waning. - Püskürme azalıyor gibi görünüyor.

püskürt
المفضلات