ortadan kaldırma

listen to the pronunciation of ortadan kaldırma
التركية - الإنجليزية
{i} disposal
annihilation
removal
effacement
killing
overcome
(Jeoloji) dispose

Fadil tried to dispose of the body. - Fadıl cesedi ortadan kaldırmaya çalıştı.

Fadil forced Layla to help dispose of Rami's body. - Fadıl, Leyla'yı Rami'nin cesedini ortadan kaldırmaya zorladı.

(Ticaret) remove

I tried to remove all doubt. - Tüm şüpheleri ortadan kaldırmaya çalıştım.

Just to remove any doubt, I no longer live with my parents. - Sadece herhangi bir şüpheyi ortadan kaldırmak için, artık ailemle birlikte yaşıyorum.

abolition
extinction
ortadan kaldırmak
{f} annihilate

Bush didn't send troops to annihilate other countries. - Bush diğer ülkeleri ortadan kaldırmak için askeri birlikleri göndermedi.

ortadan kaldırmak
take away
ortadan kaldırmak
clear away
ortadan kaldırmak
{f} remove

Just to remove any doubt, I no longer live with my parents. - Sadece herhangi bir şüpheyi ortadan kaldırmak için, artık ailemle birlikte yaşıyorum.

ortadan kaldırmak
extinguish
ortadan kaldırmak
{f} abolish

If God really existed, it would be necessary to abolish him. - Eğer tanrı gerkçekten var olsaydı, onu ortadan kaldırmak gerekli olabilirdi.

ortadan kaldırmak
dispose
ortadan kaldırmak
put away
ortadan kaldırmak
stamp out
ortadan kaldırmak
wipe something out
ortadan kaldırmak
resolve
ortadan kaldırmak
destroy
ortadan kaldırmak
get rid of
ortadan kaldırmak
pick up
ortadan kaldırmak
work off
ortadan kaldırmak
put up
ortadan kaldırmak
rule out
ortadan kaldırmak
(deyim) keep clear of
ortadan kaldırmak
wipe
ortadan kaldırmak
lift
ortadan kaldırmak
tuck away
ortadan kaldırmak
put sb out of the way
ortadan kaldırmak
abate
ortadan kaldırmak
prescind
ortadan kaldırmak
sweep away
ortadan kaldırmak
to eliminate
diğer teknik engelleri ortadan kaldırma
(Hukuk) removal of other technical barriers
ortadan kaldırmak
do away with

We must make every effort to do away with all discrimination. - Tüm ayrımcılığı ortadan kaldırmak için her türlü çabayı sarf etmeliyiz.

ortadan kaldırmak
put out of sight
ortadan kaldırmak
1. to hide, put (something) out of sight. 2. to eliminate, eradicate, do away with, remove, abolish. 3. slang to kill, rub out, do away with, make away with, put away, remove
ortadan kaldırmak
hide from view
ortadan kaldırmak
blot out
ortadan kaldırmak
{f} raze
ortadan kaldırmak
a) to remove, to put away, to clear away b) to wipe sth out c) to kill
ortadan kaldırmak
{f} iron out
ortadan kaldırmak
clear off
ortadan kaldırmak
kill
ortadan kaldırmak
{f} sweep
ortadan kaldırmak
{f} suppress
ortadan kaldırmak
make away with
ortadan kaldırmak
(büyü ile) charm away
التركية - التركية

تعريف ortadan kaldırma في التركية التركية القاموس.

Ortadan kaldırmak
(Hukuk) LAĞVETMEK
ortadan kaldırmak
ilga etmek
ortadan kaldırma
المفضلات