Orada yirmi civarında insan vardı.
- There were twenty or so people there.
Mektup bir hafta civarında varacak.
- The letter will arrive in a week or so.
Bir sonraki randevumdan önce hâlâ yaklaşık bir saatim var.
- I still have an hour or so before my next appointment.
Yaklaşık yirmi dakika içinde döneceğim.
- I'll be back in twenty minutes or so.
Bire karşı on bir saate kadar hava açılacak.
- Ten to one it'll clear up in an hour or so.
Bir güne kadar Boston'da kalmayı umuyorum.
- I expect to stay in Boston a day or so.
Aptal ya da falan olduğumu düşünüyor musun?
- Do you think I'm stupid or something?
Sen bir polis falan mısın?
- Are you a cop or something?
It was about half full or so.