البحث
ترجمة
ألعاب
برامج
سجل
دخول العضو
العيارات
مفكرة
ما يتعلق بنا
الاتصال
الحساب
دخول العضو
سجل
العيارات
English
Türkçe
Deutsche
Русский
العربية
Türkçe
Deutsche
Русский
العربية
ç
ı
ğ
ö
ş
ü
â
Online English Turkish and Multilingual Dictionary 20+ million words and idioms.
one who has or holds a benefice
الإنجليزية - التركية
تعريف
one who has or holds a benefice
في الإنجليزية التركية القاموس.
المصطلحات ذات الصلة
beneficiary
{i}
lehtar
beneficiary
varis
beneficiary
(Politika, Siyaset)
imtiyaz sahibi
beneficiary
faydalanıcı
beneficiary
(Ticaret)
faydalanan kişi
beneficiary
(Kanun)
müstefit
beneficiary
mirasçı
beneficiary
faydalanan kimse
beneficiary
kâr eden kimse
beneficiary
(miras/kazanç/vb.) elde eden kimse
beneficiary
{i}
hak sahibi
beneficiary
(Mukavele)
lehdar, faydalanan kişi
beneficiary
(Avrupa Birliği)
yararlanıcı, istifade eden
beneficiary
(Askeri)
MÜSTEFİT: Bir askerin ölümü ile, bir ödemeye, sigorta bedeline veya bir ölüm tazminatına hak kazanan kimse
beneficiary
faydalanan kimse,lehte
beneficiary
müstefit sahip
beneficiary
maaşlı papazlık makamı veya tımar sahibi
beneficiary
{i}
yararlanan kimse
الإنجليزية - الإنجليزية
تعريف
one who has or holds a benefice
في الإنجليزية الإنجليزية القاموس.
{n}
beneficiary
one who has or holds a benefice
الواصلة
one who has or holds a ben·e·fice
النطق
Resimler
Google Resimler
Bing Resimler
السابق
one who has or holds a benefice
circulation of blood between the heart a..
rubbish of all sorts is washed up on the..
(fiyatı) indirmek
bir şeyinden olmak, kaybetmek
oprørere
bağını çöz(mek)
المزيد...
امسح
المفضلات
المزيد...
امسح