once or twice: see once twice over: see over

listen to the pronunciation of once or twice: see once twice over: see over
الإنجليزية - التركية

تعريف once or twice: see once twice over: see over في الإنجليزية التركية القاموس.

twice
iki kere

Tom, Mary'yi bacağından iki kere vurdu. - Tom shot Mary twice in the leg.

İki kere ölç, bir kere kes. - Measure twice, cut once!

twice
iki katı

Senin odan benimkinin boyutunun iki katı kadar. - Your room is twice the size of mine.

Benim iki katım kadar yaşlıdır. - He is twice as old as I.

twice
iki kez

Ben iki kez Mt. Fuji'ye tırmandım. - I've climbed Mt. Fuji twice.

Dişlerini günde en az iki kez fırçala. - Brush your teeth twice a day at least.

twice
iki defa

Yıldız Savaşlarını iki defa izledim. - I have seen Star Wars twice.

Bir şeyi yapmak için Tom'a iki defa söylemek zorunda değilsin. - You don't have to tell Tom twice to do something.

twice
köhne
twice
çok söylenmiş
twice
twice iki defa söylenmiş
twice
eskimiş
twice
iki kat, iki misli
الإنجليزية - الإنجليزية
twice