onaylamamak

listen to the pronunciation of onaylamamak
التركية - الإنجليزية
(neg. form of onaylamak ) not to disapprove
{f} disclaim
frown upon
disapprove of
frown on
discountenance
purse-lipped
shake one's head
{f} disapprove
{f} disavow
onaylamama
{i} disapproval
onayla
approve of

I don't approve of his decision. - Onun kararını onaylamıyorum.

They don't seem to approve of the plan. - Planı onaylayacak gibi görünmüyorlar.

onayla
acknowledged
onayla
{f} approve

Father will never approve of my marriage. - Babam, evliliğimi asla onaylamayacak.

Both houses of Congress approved Jefferson's proposal. - Kongre'nin her iki meclisi Jefferson'un teklifini onayladı.

onayla
(Bilgisayar) check

Please endorse this check. - Lütfen bu çeki onayla.

onayla
(Bilgisayar) verify
onayla
(Bilgisayar) confirm

I will call in order to confirm it. - Bunu onaylamak için arayacağım.

I'd like to confirm my reservation for the 30th. - 30'u için rezervasyonumu onaylamak istiyorum.

onayla
{f} validating

Validating an angry client's feelings is an effective way of defusing the situation. - Kızgın bir müşterinin duygularını onaylama durumun yatıştırılmasında etkili bir yoldur.

onayla
{f} validated
onayla
{f} approved

My mother finally approved of our plan. - Annem sonunda planımızı onayladı.

Spain approved the treaty. - İspanya antlaşmayı onayladı.

onayla
approbate
onayla
{f} confirmed

The spokesman confirmed that the report was true. - Sözcü raporun doğru olduğunu onayladı.

Tom's doubts have been confirmed. - Tom'un şüpheleri onaylandı.

onayla
{f} attesting
onayla
validate
onayla
{f} certified
onayla
avouch
onaylamama
reprobation
onayla
corroborate

Tom corroborated Mary's story. - Tom Mary'nin hikayesini onayladı.

onayla
{f} acknowledge

Tom seems to be unwilling to acknowledge that Mary is a better swimmer than he is. - Tom Mary'nin ondan daha iyi bir yüzücü olduğunu onaylamak için isteksiz görünüyor.

onayla
certify
onayla
confirming
onayla
probate
onayla
okay
onaylamama
{i} disavowal
onaylamamak
المفضلات