Onu tek başıma yapmayı tercih ederim.
- I prefer to do it on my own.
Tek başıma çalışmayı tercih ederim.
- I prefer to work on my own.
İşi kendi kendime bitirdim.
- I finished the job on my own.
Tom onu kendi başına yaptı.
- Tom did that on his own.
Tom kendi başına çekip çeviremez.
- Tom can't manage on his own.
Bu sorunu kendi başınıza çözün.
- Solve this problem on your own.
Böyle kendi başınıza gitmenizden hoşlanmıyorum.
- I don't like you going off on your own like this.
Tom ve Mary onu kendi kendilerine yapıyorlar.
- Tom and Mary are doing that on their own.
A seven-year-old can get dressed on his own, but it might take a long time.
... government to sign and certify firmware on computers that they don't own, it invites ...
... have Afghanistan sustain itself as we begin to draw down our own presence. PHILLIPS: Great. ...