Men wore hats back then.
- O zamanlar erkekler şapka takardı.
I used to go home to eat back then.
- O zamanlar yemek yemek için eve giderdim.
Her feet were bare, as was the custom in those days.
- O zamanlar âdet olduğu üzere, yalınayaktı.
In those days, sugar was less valuable than salt.
- O zamanlar, şeker tuzdan daha az değerliydi.
It's supposed to rain tomorrow night, so let's leave our umbrellas until then.
- Yarın gece yağmur bekleniyor,öyleyse o zamana kadar şemsiyelerimizi bırakalım.
I was watching TV then.
- O zamanda televizyon seyrediyordum.
Tom claimed that he was working at the time.
- Tom o zamanda çalıştığını iddia etti.
Mr. Clinton was governor of Arkansas at the time.
- Bay Clinton, o zamanlar Arkansas'ın valisiydi.
By that time I'll have already left.
- O zamana kadar çoktan ayrılmış olacağım.
If only you had told me the whole story at that time!
- Keşke o zaman bütün hikayeyi bana anlatsaydın!
Were you reading a book at that time?
- O zaman bir kitap okuyor muydunuz?
Few roads existed in North America at that time.
- O zaman Kuzey Amerika'da birkaç tane yol vardı.
I'll be back by then.
- O zamana kadar döneceğim.
Can you finish by then?
- O zamana kadar bitirebilir misin?