Until then, we are postponing the execution.
- O zamana kadar, infazı erteliyoruz.
My father had never been abroad until then.
- O zamana kadar babam hiç yurt dışında bulunmadı.
We will move into our new house next month if it is completed by then.
- O zamana kadar tamamlanırsa gelecek ay yeni evimize taşınacağız.
Tom may be back by then.
- Tom o zamana kadar geri dönebilir.
They had been married for ten years by that time.
- Onlar o zamana kadar on yıl evliler.
I found all the shops closed by that time.
- O zamana kadar bütün dükkanları kapalı buldum.
We'll just have to wait till then.
- Sadece o zamana kadar beklemek zorunda kalacağız.
What do I do till then?
- O zamana kadar ne yaparım?