namuslu

listen to the pronunciation of namuslu
التركية - الإنجليزية
honorable
honest

I am an honest person. - Ben namuslu bir kişiyim.

honest, straight, pure, chaste, honourable, honorable; proper
respectable
upright
honourable [Brit.]
pure
vestal
virtuous

She is a virtuous woman. - O namuslu bir kadındır.

fair
modest

She's so modest that she blindfolds herself when taking a bath. - O kadar namusludur ki banyo yaparken kendi gözlerini bağlar.

level
honorable, upright, high-principled
(sexually) virtuous, moral (woman)
untainted
(Kanun) incorruptible
honourable
true-blue
incorrupt
right
straight
good
upstanding
clean
square
sportsman
namus
honor
namuslu kimse
square shooter
namus
good name
namus
{i} honesty
namus
rectitude
iffet sahibi, namuslu, temiz
owner of chastity, chaste, clean
aşırı namuslu geçinen
prudish
aşırı namuslu geçinen kadın
prude
namus
decency
namus
honour [Brit.]
namus
honor, integrity, probity, uprightness
namus
(a woman's) virtue, honor (in sexual matters)
namus
virginity
namus
virtue

Layla lost her virtue. - Leyla namusunu kaybetti.

Layla's virtue was impregnable. - Leyla'nın namusu ele geçirilemezdi.

namus
honour; good name; rectitude; honesty
namus
purity
namus
{i} honour
namus
pudicity
التركية - التركية
Ahlâk kurallarına uygun olarak davranan
Uygun, hilesiz, gereği gibi: "Sallanma, git bana namuslu bir kahve pişir."- M. Ş. Esendal
Uygun, hilesiz, gereği gibi
Ahlak kurallarına uygun olarak davranan: "Benim babam namuslu bir vatanperverdi."- A. Gündüz
LEKESiZ
NAMUS
(Osmanlı Dönemi) Mahir
NAMUS
(Osmanlı Dönemi) Şeriat
NAMUS
(Osmanlı Dönemi) Irz, iffet, edeb, hayâ
NAMUS
(Osmanlı Dönemi) Hâzık
NAMUS
(Osmanlı Dönemi) Nizam
NAMUS
(Osmanlı Dönemi) Hayırlara ait gizli hâllerin hâmil ve vâkıfı olan. Bu mânada Cebrâil Aleyhisselâm'a ıtlak olunur. Sair melâikenin vâkıf olmadıkları vahyin sırlarına vakıf ve mahrem olması cihetiyle ona namus-u ekber denilmiştir
NAMUS
(Osmanlı Dönemi) Bir kimsenin mahrem, gizli esrarı olup işleri ve hallerinin iç yüzüne vakıf ve muttali kimseye denir
NAMUS
(Osmanlı Dönemi) Melâike
NAMUS
(Osmanlı Dönemi) İrade-i İlâhiyenin tecellisi
NAMUS
(Osmanlı Dönemi) Emniyet ve istikamet gibi faziletlerin muhassalası olan pek kıymetli haslet
NAMUS
(Osmanlı Dönemi) Av ve t
Namus
iffet
Nâmus
(Osmanlı Dönemi) IRS
namus
(Osmanlı Dönemi) kânun
namus
Bir toplum içinde ahlak kurallarına karşı beslenen bağlılık
namus
Dürüstlük, doğruluk
namus
Sililik, iffet
namuslu
المفضلات