muhtemelen

listen to the pronunciation of muhtemelen
التركية - الإنجليزية
probably

That was probably what influenced their decision. - Onların kararını etkileyen muhtemelen oydu.

There is probably an easy solution to the problem. - Muhtemelen sorunun kolay bir çözümü vardır.

perhaps

Perhaps Tom is sleeping. - Tom muhtemelen uyuyor.

Perhaps it's just a coincidence. - Muhtemelen sadece bir tesadüftür.

likely

The traditional way of learning a language may satisfy at most one's sense of duty, but it can hardly serve as a source of joy. Nor will it likely be successful. - Bir dil öğrenmenin geleneksel yolu olsa olsa birinin görev duygusunu tatmin edebilir ama o bir sevinç kaynağı olarak hizmet edemez. Ayrıca muhtemelen başarılı olmayacaktır.

He is likely to win this game. - O, muhtemelen bu oyunu kazanır.

likely to

Which team is likely to win? - Muhtemelen hangi takım kazanacaktır?

He is likely to win this game. - O, muhtemelen bu oyunu kazanır.

presumably

Presumably, Mary watered the flowers while we were away. - Muhtemelen biz uzaktayken Mary çiçekleri suladı.

Presumably, he buys them abroad. - Muhtemelen, o onları yurt dışından satın alıyor.

conceivably
presumedly
probably, presumably, chanches are (that)
easily
doubtless
perchance
chances are
as likely as not
conceivable
presumptively
suspicious

Tom is probably going to be suspicious. - Tom muhtemelen şüpheli olacak.

Tom will likely be suspicious. - Tom muhtemelen şüpheli olacak.

the chances are
peradventure
muhtemelen kaybedebilmek
stand to lose
muhtemelen kazanabilmek
stand to gain
çok muhtemelen
very likely
التركية - التركية
Umulur ki, beklenir ki, görünüşe bakılarak
muhtemelen
المفضلات