maleficent

listen to the pronunciation of maleficent
الإنجليزية - التركية
kötü
zararlı
(sıfat) zararlı
kötü hareket veya
s başkalarına zarar veren
kötü maleficencekötülük
mischievous
{s} yaramaz

Çocukluğumda en sevdiğim masallardan biri, yaramaz bir tilki ruhunun hikayesiydi. - One of my favourite fairytales when I was a child was the story of a mischievous fox spirit.

Çocuğun yüzünde yaramaz bir sırıtma vardı. - The boy had a mischievous smirk on his face.

mischievous
afacan

O afacan olmayı seviyor. - He likes to be mischievous.

Tom Mary'ye afacan bir gülümseme verdi. - Tom gave Mary a mischievous smile.

mischievous
haylaz

Tom haylaz bir ruh hali içinde. - Tom is in a mischievous mood.

Tom haylaz bir oğlan. - Tom is a mischievous boy.

mischievous
{s} zarar verici
mischievous
zararlı/yaramaz
mischievous
{s} zararlı
mischievous
zarar verecek şekilde
mischievous
fesat
mischievous
hain
mischievous
{s} yaramaz, uslu durmayan; haşarı
mischievous
zarar vermek niyetiyle
mischievous
mischievouslyyaramazca
الإنجليزية - الإنجليزية
Harmful or evil in intent or effect
mischievous
{a} doing harm, tending to injure
Doing evil to others; harmful; mischievous
{s} harmful, evil
maleficent
المفضلات