Tom, Mary'nin ne satın almak istediğini biliyordu.
- Tom wusste, was Maria kaufen wollte.
Satın almak istediğim odur.
- Das wollte ich kaufen.
Ne satın almak istiyorsun?
- What do you want to buy?
Beş bin yen bu sözlüğü satın almak için yeterlidir.
- Five thousand yen is enough to buy this dictionary.
Sana akşam yemeği ısmarlamak istiyorum.
- I want to buy you dinner.
İnsanlar bütün gece bana içki ısmarlamaktadır.
- People have been buying me drinks all night.
Ben bir şey satın almadan asla dışarı çıkmam.
- I never go out without buying something.
Lütfen onu satın alma.
- Please do not buy it.
I'm going to buy myself a new camera, digital this time.
- Ich werde mir eine neue Kamera kaufen, dieses Mal eine digitale.
Someday I will buy a cotton candy machine.
- Eines Tages werde ich eine Zuckerwattemaschine kaufen.