isteklilik

listen to the pronunciation of isteklilik
التركية - الإنجليزية
willingness

Dick showed a willingness to help us. - Dick bize yardımcı olmak için isteklilik gösterdi.

Willingness to correct is a sign of wisdom. - Düzeltmek için isteklilik bir bilgelik işaretidir.

alacrity
intentness
readiness
wishfulness
willingness, readiness, alacrity
eagerness
disposition
wistfulness
enthusiasm
istek
claim
istek
wish

My wishes for your father's rapid recovery. - Babanızın çabuk iyileşmesi için isteklerim.

She went against her parent's wishes, and married the foreigner. - O, ebeveynlerinin isteklerine karşı çıktı ve yabancı ile evlendi.

istek
request

A map is available upon request. - İstek üzerine bir harita mevcuttur.

Is that a request or an order? - Bu bir istek mi yoksa bir emir mi?

istek
want

I'm willing to take care of your children, if you want me to. - Eğer benim yapmamı istiyorsan, senin çocuklarına bakmaya istekliyim.

We aim to satisfy our customers' wants and needs. - Müşterilerimizin istek ve gereksinimlerini karşılamayı amaçlıyoruz.

istek
desire

Tom sometimes has trouble understanding other people's motives and desires. - Tom'un bazen diğer insanların güdülerini ve isteklerini anlama sorunu var.

isteklilik belirtir
game
istek
{i} will

He began to study with a will. - O, istekle çalışmaya başladı.

He was willing to care for that cat. - O,o kediye bakmak için istekliydi.

istek
{i} requirement
istek
{i} aspiration
istek
{i} requisition
istek
{i} urge

When I read about the untranslatability of some language, I feel an irresistable urge to go back to my desk and translate another novel. - Bir dilin çevirilemezliği hakkında bir şey okuduğum zaman, çalışma masama dönüp başka bir roman çevirmek için karşı konulmaz bir istek duyuyorum.

istek
{i} mind
istek
thirst
istek
(Bilgisayar) prompt
istek
(Ticaret) motive

Tom sometimes has trouble understanding other people's motives and desires. - Tom'un bazen diğer insanların güdülerini ve isteklerini anlama sorunu var.

istek
(Ticaret) motivation
istek
(Ticaret) sale

One of the items on your wish list is on sale. - İstek listendeki öğelerden biri satlıktır.

Tom assumes Mary will be willing to help with the bake sale. - Tom Mary'nin fırın satışında yardım etmeye istekli olacağını farzediyor.

istek
ambition
istek
drily
istek
calling
istek
fancy
istek
accord
istek
market
istek
dream
istek
rush
istek
demand

You must not give way to those demands. - Bu isteklere boyun eğmemelisin.

I gave in to her demands. - Onun isteklerine boyun eğdim.

istek
eagerness
istek
ardour
istek
disposition
istek
{i} wanting
istek
run
istek
appetite
istek
avidity
istek
vision
istek
zeal

She was a zealous worker for charity. - Yardım için istekli bir çalışandı.

istek
{i} bent
istek
{i} hunger
istek
{i} stomach
istek
prurient
istek
{i} device
istek
enthusiasm
istek
{i} pleasure
istek
wants

Separate your wants from your needs. - İsteklerinizi ihtiyaçlarınızdan ayırın.

We aim to satisfy our customers' wants and needs. - Müşterilerimizin istek ve gereksinimlerini karşılamayı amaçlıyoruz.

istek
{i} intentness
istek
{i} relish
istek
{i} devoutness
istek
{i} Grace
istek
desiderative
istek
{i} propensity
istek
wish, desire
istek
instance
istek
earnestness
istek
alacrity
istek
inclination, appetite
istek
adjuration
istek
readiness
istek
{i} suit
istek
wish, desire, aspiration; appetite; demand, sale; request
istek
{i} studiousness
siyasi isteklilik
(Politika, Siyaset) political commitment
التركية - التركية

تعريف isteklilik في التركية التركية القاموس.

İstek
talep
istek
Bir şeye duyulan eğilim, arzu: "Yanıma yaklaşan gölge, o eski şarkıyı gerçek bir istekle tekrarlıyordu."- Ç. Altan
istek
Yerine getirilmesi başkasından istenilen şey, talep. İstek ve niyet kavramı veren isteme kipi
istek
İstek ve niyet kavramı veren isteme kipi.Türkçede bu kip fiil kök veya gövdesine -a/-e eki getirilerek kurulur
istek
Yerine getirilmesi (başkasından) istenilen şey, talep
istek
Belirli bir ihtiyacı karşılayacağı düşünülen nesne veya duruma karşı duyulan özlem, arzu
istek
Bir şeye duyulan eğilim, arzu
istek
(Osmanlı Dönemi) talep
İstek
özenç
isteklilik
المفضلات