ilgilenmeme

listen to the pronunciation of ilgilenmeme
التركية - الإنجليزية
indifference
ilgilen
{f} concerned

As time went on, people grew less and less concerned about the matter. - Zaman geçerken, insanlar konuyla gittikçe daha az ilgilendiler.

The man is not concerned in this project. - Adam bu proje ile ilgilenmiyor.

ilgilen
{f} concern

The man is not concerned in this project. - Adam bu proje ile ilgilenmiyor.

To tell the truth, this matter does not concern it at all. - Gerçeği söylemek gerekirse, bu konu onu hiç ilgilendirmez.

ilgilen
dabble with
ilgilen
{f} interesting

A lot of folks find cars interesting, but I'm not interested in them at all. - Bir sürü insan arabaları ilginç buluyor fakat ben onların hiç biriyle ilgilenmiyorum.

He goes in for whatever he finds interesting at the moment. - O, şu anda ilginç bulduğu her şeyle ilgilenir.

ilgilen
concern about
ilgilen
{f} concerning

The Recruit scandal is a corruption scandal concerning public officials and politicians who accepted as bribes undisclosed shares from the RecruitCoscom company. The shares had been rising steadily. - Acemi asker skandalı kamu görevlilerini ve rüşvet olarak RecruitCoscom'dan gizli payları alan politikacıları ilgilendiren bir rüşvet skandalıdır. Hisseler sürekli yükseliyordu.

ilgilen
start on
ilgilen
bear on
ilgilen
dabble at
ilgilen
dabble in
ilgilenmemek
(neg. form of ilgilenmek ) not to pay attention
ilgilenmemek
sit on
ilgilenmemek
not to pay attention
ilgilenmemek
leave aside
ilgilenmemek
(Dilbilim) care nothing for
ilgilenmemek
let things slide
ilgilenmemek
not to be interested in
ilgilenmemek
be not interested in
ilgilenmeme
المفضلات