heyecanlandırarak

listen to the pronunciation of heyecanlandırarak
التركية - الإنجليزية
excitingly
pathetic
heyecanlan
{f} thrill

He's thrilled with his new job. - O, yeni işinde heyecanlanıyor.

Tom doesn't look thrilled. - Tom heyecanlanmış görünmüyor.

heyecanlan
{f} thrilled

Everybody was thrilled by his story. - Herkes onun hikayesi tarafından çok heyecanlandı.

Tom will be thrilled to see you. - Tom seni görmekten heyecanlanacak.

heyecanlan
{f} thrilling
heyecanlan
{f} twittering
heyecanlan
twitter
heyecanlandırarak
المفضلات