hardihood

listen to the pronunciation of hardihood
الإنجليزية - التركية
dayanıklılık
tahammül
yüreklilik
cesurluk
metanet
{i} arsızlık
{i} cüret
küstahlık yiğitlik
{i} atılganlık
{i} cesaret
{i} küstahlık
bravery
{i} yiğitlik
bravery
babayiğitlik
bravery
alplık
bravery
kahramanlık

Eski insanlar kahramanlık hikayelerini anlatmaktan hoşlanmışlar. - Ancient people liked to tell stories of bravery.

Kahramanlık büyük bir erdemdir. - Bravery is a great virtue.

bravery
{i} mertlik
bravery
{i} görkem
bravery
{i} cesaret

Çocuğu boğulmaktan kurtarmak için onun cesareti övgü üstü. - His bravery to save the child from drowning is above praise.

Cesareti, övgüye değer. - His bravery is worthy of praise.

bravery
{i} ihtişam
bravery
kahramanhk
الإنجليزية - الإنجليزية
Boldness and daring
foolish daring
{n} bravery
the trait of being willing to undertake things that involve risk or danger; "the proposal required great boldness"
Boldness, united with firmness and constancy of mind; bravery; intrepidity; also, audaciousness; impudence
{i} boldness, daring; audacity; strength, vigor
hardihead
hardihood

    الواصلة

    har·di·hood

    النطق

    علم أصول الكلمات

    [ 'här-dE-"hud ] (noun.) 1570. hardy +‎ -hood

    كلمة اليوم

    senescent
المفضلات