grenzlinien

listen to the pronunciation of grenzlinien
الإنجليزية - التركية

تعريف grenzlinien في الإنجليزية التركية القاموس.

boundaries
sınırlar

Pilot bulutların üstünde sınırları olmayan bir özgürlük hissetti. - Above the clouds, the pilot felt a freedom without boundaries.

Sizin sınırlar beni tutmaz. - Your boundaries don't confine me.

lines
(Bahis) bahisçilere sunulan oranlar
lines
(Otomotiv) borular
lines
(Bilgisayar) satır sayısı
lines
ana hatlar
lines
(Tiyatro) rol
lines
replik

Repliklerini öğrendin mi? - Have you learned your lines?

lines
çizgiler

Haritadaki mavi çizgiler nehirlere karşılık gelir. - The blue lines on the map correspond to rivers.

Oyun alanı, beyaz çizgiler tarafından üçe bölünmüş. - The playground is divided into three areas by white lines.

boundaries
hudut
ألمانية - الإنجليزية
boundaries
demarcations
demarcation lines
limit lines
lines
borderlines