Hikaye onun ölümü ile sona erer.
- Die Geschichte endet mit seinem Tod.
Sen fil ile aslanın hikayesini bilir misin?
- Kennst du die Geschichte vom Elefanten und dem Löwen?
Tarihi, coğrafyaya tercih ederim.
- I prefer history to geography.
Bayan Thomas bize tarih öğretiyor.
- Miss Thomas teaches us history.
Tom'un başını belaya sokmakla ilgili uzun bir geçmişi var.
- Tom has a long history of getting into trouble.
Latin Amerikalılar birkaç asır önce burada yaşamış olan yerlilerin geçmişi hakkında çok az şey bilmektedir.
- Latin Americans know very little about the history of the indigenous peoples who used to live here several centuries ago.
Uzun bir tarihçesi olan dilleri öğrenmeyi tercih ederim.
- I prefer learning languages that has a long history.
MSN' deki sohbetlerimizin tarihi kayıtları neredeler?
- Where are the history records of our chats on MSN?
MSN sohbetlerimizin tarihi kayıtları neredeler?
- Where are the history records of our MSN chats?
Bana geçmiş tıbbi hikayeni anlatır mısın?
- Can you tell me your past medical history?
Tom'un bir madde bağımlılığı hikayesi var.
- Tom has a history of drug abuse.
Şu ikizler hakkındaki gazete makalesini hatırlattım.
- I recalled a newspaper story about those twins.
Sana bir hikaye anlatmak istiyorum.
- I want to tell you a story.
Hikaye anlatmak ister misin, yoksa benim anlatmam mı gerekiyor?
- Do you want to tell the story, or should I?
Onun gösterdiği fotoğraf onun hikayesine renk kattı.
- The photo he showed added color to his story.
Ben iki katlı bir evde yaşarım.
- I live in a two story house.