geliştirici

listen to the pronunciation of geliştirici
التركية - الإنجليزية
developer

Tom is a video game developer. - Tom bir video oyunu geliştiricisi.

Tom is a software developer. - Tom bir yazılım geliştiricisi.

nourishing
formative
improving
(Gıda) improver
(Gıda) promoter
(Ticaret) promotional
constructive
salutary
geliş
coming

I'm looking forward to your coming to Japan. - Japonya'ya gelişini dört gözle bekliyorum.

We are all looking forward to your coming. - Gelişinizi sabırsızlıkla bekliyoruz.

geliş
arrival

Keiko informed him of her safe arrival. - Keiko onun güvenli bir şekilde gelişini ona bildirdi.

Possibly, the accident will delay his arrival. - Kaza onun gelişini muhtemelen geciktirecek.

geliş
arrivals
geliş
incidence
geliş
{f} prospering
geliş
build up

I want to build up my vocabulary. - Kelime haznemi geliştirmek istiyorum.

Reading helps you build up your vocabulary. - Okumak kelime dağarcığınızı geliştirmenize yardım eder.

geliş
{f} flourish

After First Contact, the material and spiritual development of humanity flourished. - İlk temastan sonra, insanlığın maddesel ve ruhsal gelişimi ilerledi.

Our work began to flourish. - İşlerimiz gelişmeye başladı.

geliş
{f} growing

Trade between the two countries has been steadily growing. - İki ülke arasındaki ticaret sürekli gelişiyor.

geliş
{f} brew
geliş
grew
geliş
advent

The advent of the euro is the beacon for the new millennium. - Euronun gelişi yeni binyılın işaretidir.

The story revolves around a mysterious adventure. - Hikaye gizemli bir macera etrafında gelişiyor.

geliş
prosper
geliş
arrest
geliş
comings
geliş
build#up
geliş
coming, advent, arrival
geliş
forthcoming
geliş
med. presentation (at birth)
geliş
incoming
geliş
coming, arriving, arrival; advent
göğüs geliştirici spor aleti
chest expander
viskozite indeks geliştirici
viscosity index improver
zeka geliştirici
mind developing
zeka geliştirici oyuncaklar
mind developing toys
التركية - التركية
Geliştirme özelliği olan kimse veya şey
Geliştirme özelliği olan
geliş
Gelme işi veya biçimi: "Keklik gibi taştan taşa sekerek / Gerdan açıp gelişini sevdiğim."- Ruhsatî
geliş
Gelme işi veya biçimi
geliştirici
المفضلات