Bogdan, yarın orada olacağını söylemişti.
- Bogdan said he would be there tomorrow.
Çok iyi bir iş yapmadığını söyledim.
- You didn't do a very good job, I said.
Japonların tanıdıkları kişilere karşı nazik oldukları fakat tanımadıklarına karşı oldukça soğuk oldukları söylenmektedir.
- It is said that Japanese people are kind to people they know, but rather cold to those they don't.
Onun zengin olduğu söylenmektedir.
- She is said to have been rich.
Belirtilen tarihe kadar işi bitirmek zorundaydım.
- I had to finish the job by the stated date.
Belirtilen fiyat işçilik ücretini içermez.
- The stated price does not include labor charges.
O, kendini açıkça ifade etti.
- He expressed himself clearly.
Ben kendimi kötü bir şekilde ifade etmiş olmalıyım.
- I must have expressed myself badly.
Onlar itirazlarını belirttiler.
- They stated their objections.
O, konuyu açıkça belirtmiştir.
- He clearly stated that point.
Kız kendine söyleneni görmezden gelerek annesiyle alışverişe gideceğini söyledi.
- The girl said she was going shopping with her mother, ignoring what she was told.
Toplantıda söylenen her şeyi anladın mı?
- Did you understand everything that was said at the meeting?