His ashes are buried here.
- Onun külleri burada gömülüdür.
We were looking for buried treasure.
- Gömülü hazineyi arıyorduk.
Mary laid on her bed, crying with her face buried into her pillow.
- Mary yatağına uzandı, yüzü yastığına gömülü şekilde ağladı.
Tom's grandparents are buried in a cemetery not too far from here.
- Tom'un ebeveynleri buradan uzakta olmayan bir mezarlığa gömülü.