freundeskreis

listen to the pronunciation of freundeskreis
ألمانية - التركية
arkadaşlar
الإنجليزية - التركية

تعريف freundeskreis في الإنجليزية التركية القاموس.

group
grup

Bir grup çete parayı çaldı. - A group of gangsters stole money.

Grup bombalama sorumluluğunu üstlendi. - The group claimed responsibility for the bombings.

friends
arkadaşlar

Mike ve Ken arkadaşlar. - Mike and Ken are friends.

Facebook'taki arkadaşlarının resimlerine bakmak vakit kaybıdır. - Looking at your Facebook friends' photos is a waste of time.

friends
arkadaş olmak

Tom sadece sizinle arkadaş olmak istiyor. - Tom just wants to be friends with you.

Nancy ile arkadaş olmak istiyorum. - I want to make friends with Nancy.

group
{f} gruplandırmak
group
gruplamak
group
türkümlemek
group
türkümlere ayırmak
group
küme
group
gruplara ayrılmak
group
gruplaşmak
group
topluluk

Ek olarak yaşlılar birbirleriyle sosyalleşebilsin ve Amerikan hayatının aktif üyeleri olarak kalabilsinler diye birçok topluluk kurulmuştur. - In addition many groups have been formed so that the elderly can socialize with one another and remain active participants in American life.

Emperyalizm, güçlü zümrelerin başka topluluklara hükmederek imtiyazlarını koruyup genişletmeye çalıştığı ideoloji ve pratiktir. - Imperialism is an ideology and practice of powerful groups trying to secure or expand their privileges via dominating other groups.

circle of friends
arkadaş çevresi
group
{i} kütle
group
{i} öbek
group
{i} kafile
group
yan yana
group
aynı zamanda teşekkü1 ettiği farzolunan kaya tabakaları
group
(Tıp) Kimyasal bileşim hususunda birbirine benzer maddeler takımı