Bu benim için çok zordu.
- It's too hard for me.
Bu kitabı okumak benim için kolay.
- It is easy for me to read this book.
Bunun için çok yaşlanıyorum
- I'm getting too old for this.
Bunun için iyi bir neden vardı.
- There was a good reason for this.
Her şeyden önce, konukseverliğin için sana teşekkür etmek istiyorum.
- First of all, I would like to thank you for your hospitality.
Yardımın için sana çok fazla teşekkür edemeyiz.
- We cannot thank you too much for your help.
Yardımınız için size çok minnettarım.
- I'm very grateful to you for your help.
Karar vermek size kalmış.
- That's for you to decide.
Bunu senin için yapıyorum.
- I'm doing it for you.
İşte senin için bir mektup.
- Here is a letter for you.
Kendilerini bir daire halinde biçimlendirdiler.
- They formed themselves into a circle.
Bu akşam onun için bir veda partisi düzenliyoruz.
- We are giving a farewell party for him tonight.
Bay White onun için mahkemeye çıktı.
- Mr White appeared for him in court.
run for it.