faydasızca

listen to the pronunciation of faydasızca
التركية - الإنجليزية
ineffectual
fayda
benefit

This article analyzes both the benefits and the drawbacks of reducing military spending. - Bu makale hem askeri harcamaları azaltmanın sakıncalarını hem de faydalarını analiz eder.

There are many benefits to being beautiful. - Güzel olmanın bir sürü faydası vardır.

fayda
advantage

He saw no advantage in waiting any longer. - Daha fazla beklemekte bir fayda görmüyordu.

He saw no advantage in waiting any longer. - Daha fazla beklemenin hiçbir faydası olmadığını anladı.

fayda
profit

A wise person profits by his mistakes. - Akıllı bir kişi hatalarından faydalanır.

fayda
utility
fayda
{i} use

I found that the machine was of no use. - Ben makinenin faydası olmadığını anladım.

It is no use asking for her help. - Onun yardımını istemenin faydası yok.

fayda
good

It's good for your health to get up early in the morning. - Sabah erken kalkmak sağlığın için faydalıdır.

Smoking does much harm but no good. - Sigara içmek çok zarar verir ama hiç fayda vermez.

fayda
interest
fayda
compensation
fayda
virtue
fayda
effectuality
fayda
(Latin) utilitas
fayda
profitability
fayda
efficacy
fayda
usefulness
fayda
serviceableness
fayda
behoof
fayda
gain

Ill-gotten gains never benefit anyone. - Haksız kazançların kimseye faydası olmaz.

fayda
{i} stead
fayda
{i} grist
fayda
{i} service
fayda
{i} avail

He availed himself of the 'off-and-on' holidays to visit his native country. - Doğduğu ülkeyi ziyaret etmek için ara sıra tatillerden faydalandı.

fayda
{i} handiness
fayda
use, utility, value, benefit, advantage
fayda
(Hukuk) advantage, benefit
التركية - التركية

تعريف faydasızca في التركية التركية القاموس.

fayda
Yarar, kâr: "Bunların faydasından geçtik, zararlarını görmeyelim."- M. Ş. Esendal
fayda
(Osmanlı Dönemi) menfaat
Fayda
(Osmanlı Dönemi) MİNVAL
fayda
Yarar, kâr
fayda
(Osmanlı Dönemi) fâide
faydasızca
المفضلات