esirlik

listen to the pronunciation of esirlik
التركية - الإنجليزية
bondage
captivity; slavery, bondage
captivity; slavery
enthrallment
enthrall
esir
{i} captive

Tom was held captive for almost a year. - Tom neredeyse bir yıl esir tutuldu.

Kill all the captives. - Bütün esirleri öldür.

esir
{i} prisoner

They were taken prisoner. - Onlar esir alındılar.

Tom was a prisoner of war for three years. - Tom üç yıldır bir savaş esiriydi.

esir
{i} thrall
esir
bondman
esir
bondslave
esir
{i} slave
esir
ether
esir
villein
esir
prisoner of war
esir
serf
esir
aether
esir
bond slave
esir
helot
esir
devotee
esir
in chains
esir
captors
esir
{i} bondsman
esir
enslaved
esir
{i} capture

Tom claimed he had been captured by the enemy. - Tom düşman tarafından esir alındığını iddia etti.

We thought you'd been captured by the enemy. - Senin düşman tarafından esir alındığını düşündük.

esir
prisoner of war, captive
esir
prisoner of war, captive " tutsak; slave" köle
esir
bondswoman
esir
(kadın) bondwoman
esir
(Hukuk) captive, prisoner of war
التركية - التركية
Esir olma durumu veya süresi, tutsaklık, kölelik
Esir olma durumu veya süresi, tutsaklık, kölelik: "Ayaklarımızdaki zincirler, esirliğin ağır ve cefalı şarkılarını söyleyecektir."- R. E. Ünaydın
(Osmanlı Dönemi) esâret
ESİR
(Osmanlı Dönemi) Bütün kâinatta bulunan ve her tarafı kaplamış olan lâtif madde. Elektrik, ışık ve hararetin yayılmasına vasıtalık eden madde. Görülmeyen ve varlığı bütün ehl-i ilimce kabul edilen lâtif, rakik, elâstikiyeti hâiz seyyal madde."İkisi de birbirine bitişikti, sonra ayrı ettik." mânasında olan $nın ifadesine nazaran, manzume-i şemsiye ile arz, dest-i kudretin madde-i esiriyeden yoğurmuş olduğu bir hamur şeklinde imiş. Madde-i esiriye, mevcudata nazaran akıcı bir su gibi mevcudatın aralarına nüfuz etmiş bir mad
Esir
(Osmanlı Dönemi) PAYZEN
Esir
(Osmanlı Dönemi) GİRİFTE
esir
(Osmanlı Dönemi) bütün kâinatta bulunan ve her tarafı kaplamış olan lâtif madde, elektrik, ışık ve sıcaklığın yayılmasına vasıtalık eden madde
esir
Hava
esir
Eskiden uzay boşluğunu doldurduğu varsayılan esnek madde
esir
Eskilere göre dünya atmosferinin ötesindeki boşlukları dolduran çok uçucu akışkan
esir
Atomlar arasındaki boşluğu ve bütün evreni doldurduğu var sayılan, ağırlığı olmayan, ısı ve ışığı ileten töz (cevher)
esir
Köle
esir
Tutsak
esir
Atmosferin ötesindeki boşluğu doldurduğu varsayılan uçucu, akışkan madde
esir
Bir düşünceye veya bir kimseye körü körüne bağlı olan kimse
esirlik
المفضلات