eleştirmek

listen to the pronunciation of eleştirmek
التركية - الإنجليزية
criticize

He was quick to criticize others. - Diğerlerini eleştirmek için hızlıydı.

No one found any reason to criticize his actions. - Hiç kimse onun eylemlerini eleştirmek için herhangi bir neden bulmadı.

review
comment
attack
damn
(Hukuk) to censure
examine
put down
pan
expostulate
animadvert
censure
to criticize

Nobody wants to criticize my country. - Kimse ülkemi eleştirmek istemiyor.

No one found any reason to criticize his actions. - Hiç kimse onun eylemlerini eleştirmek için herhangi bir neden bulmadı.

clobber
to criticize, to knock, to crab; to review
riddle
chastise
carp
(kitap vb.) notice
(Argo) rubbish
pick on
score
get after
crab
comment on
ride
pull sth to pieces
pull to
eleştirme
(Kanun) criticizing

Acknowledge your own faults before criticizing others. - Başkalarını eleştirmeden önce kendi hatalarını kabul et.

Criticizing is easier than doing. - Eleştirmek, yapmaktan daha kolaydır.

eleştirme
criticising
eleştirmek (kitap)
notice
eleştir
criticize

Parents and religious leaders criticized him. - Ebeveynler ve dini liderleri onu eleştirdi.

The editor and publisher of this magazine was criticized by some readers. - Bu derginin editörü ve yayıncısı bazı okuyucular tarafından eleştirildi.

acımasızca eleştirmek
slam
sertçe eleştirmek
knock
eleştirme
censure
ağır eleştirmek
score
eleştir
{f} animadvert
eleştir
{f} censure
eleştirme
animadversion
acımasızca eleştirmek
cut up
acımasızca eleştirmek
scarify
ağır eleştirmek
scorch
ağır eleştirmek
slash
eleştirme
excoriation
eleştirme
faultfinding
eleştirme
criticism
sert bir dille eleştirmek
wade in
sert bir dille eleştirmek
wade into
sert eleştirmek
vitriolize
yazısında eleştirmek
sling ink
şiddetle eleştirmek
excoriate
şiddetle eleştirmek
badmouth
şiddetle eleştirmek
reprehend
şiddetle eleştirmek
rap
şiddetle eleştirmek
slate
التركية - التركية
Bir düşüncenin, bir eserin, bir yargının doğruluk veya yanlışlığını ortaya çıkarmak ve gerçek değerini belirtmek için onu incelemek, tenkit etmek
Bir düşünceyi, bir eseri, bir yargıyı inceleyerek doğruluk veya yanlışlığını ortaya çıkarma ve gerçek değerini belirtmek, tenkit etmek
yermek
tenkit etmek
eleştirme
Eleştirmek işi, tenkit
eleştirmek
المفضلات